Dağhan Külegeç Fan Sitesi
Forumdan daha iyi yararlanabilmek için Üye olunuz.
Dağhan Külegeç Fan Sitesi

Dağhan Külegeç Hayranlarının Fan Sitesi, Dağhan Külegeç En Büyük Tek Fan Kulübü.
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Değişen Hayatlar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
tugce_95
Üye
Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 11
Kayıt : 28/07/10

MesajKonu: Değişen Hayatlar   Çarş. Tem. 28, 2010 3:57 pm

Ön Söz…

Bazen tüm yaşanmışlıklarınızı bir kenara bırakıp denersiniz;tüm kırık döküklüklerinizle parçalanmışlıklarınızla…İncecik saplarıyla rüzgara kafa tutan gelincik çiçekleri gibi tekrar tekrar tutunursunuz hayata.Bunun için bir nedeniniz her zaman bulunur.Sevdikleriniz için…hayalleriniz için…Bazen öyle bir an gelir ki rüzgar, hayata zorlukla ama sımsıkı bir şekilde tutturduğunuz köklerinizi kolayca söküp çok uzağa fırlatır.Korkarsınız…Bir daha deneyememekten, yenilmekten…Korkularınız bir karanlık gibi çöker üzerinize.Aslında önemli olan çoktan gittiğini sandığınız ışığın içinizde bir yerlerde saklı olduğunu bilmektir…Ama bunu fark etmek her zaman o kadar kolay değildir.

Bilmelisiniz ki hayatta göze alabildikleriniz kadar varsınız.Her şeyinizi kaybetmeyi göze almışsanız her şeysinizdir.Hiçbir şeyinizi kaybetmek istemiyorsanız; sevdikleriniz için,hayalleriniz için…Emin olun hiçbir şeysinizdir.Göze alabildiklerinizle doğru orantılıdır;tutkularınız,inançlarınız,arzularınız…Gerçeğin peşine düşmenin bedeli de çoğu zaman en ağır olanıdır.Korkusuzca gerçeğin peşinden yürürken önünüze engeller çıkar ve siz onlara takılıp düşersiniz.Ve kalkıp yeniden devam etme gücünü kendinizde bulamazsınız.

Yağmur; boşanmış bir anne ile babanın tek kızı.Annesi ve babası arasında kalarak geçirdiği 17 yıla rağmen mutlu olmayı öğrenmişti. Ama bir gün öğrendiği bir gerçek onu içinden çıkılması mümkün olmayan bir labirentin içine soktu ve o kaçmayı tercih etti.

Bora; ise zengin bir ailenin oğlu.Bir de ablası var.Mutlu bir çocukluğu vardı.Ama bir gün çok sevdiği ablası onu terk etti.Uzun bir süre çocukluğunun peşinden koştu.Ama engelleri bir türlü aşamadı ve çözümü vazgeçmekte buldu…
Ve bu iki gencin hayatı işin içine Mine, Atılgan Su ve Mert’in de girmesiyle birleşti

Hayat; mumdan yapılmış bir gemiyi alev denizinde yüzdürmektir... Peki kahramanlarımızdan hangisi bu denizden geçebilecek,yoksa düşmeden geçe bilen olmayacak mı?Peki dostluğun ve aşkın gücü denizden geçmeye yetebilecek mi?.İşte tüm bu soruların cevabı Değişen Hayatlar’da…


Yorumlardan sonra ilk bölüm.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nehir94
Banned
Banned
avatar

Cinsiyet : Kadın
Mesaj Sayısı : 10273
Yaş : 23
Nerden : Kıbrıs
Ruh Hali :
Takımı :
Kayıt : 24/05/10

MesajKonu: Geri: Değişen Hayatlar   Cuma Tem. 30, 2010 10:24 am

İlk yorum benden olsun:

Güzel bir önsöz olmuş, senaryonu bekliyorum :)


En son Nehir94 tarafından C.tesi Tem. 31, 2010 8:42 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
yqmur
Üye
Üye
avatar

Cinsiyet : Kadın
Mesaj Sayısı : 1521
Nerden : adana
Ruh Hali :
Takımı :
Kayıt : 03/01/10

MesajKonu: Geri: Değişen Hayatlar   Cuma Tem. 30, 2010 10:33 am

hayırlı olsun güzel bi önsöz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Değişen Hayatlar   C.tesi Tem. 31, 2010 7:12 am

yqmur demiş ki:
hayırlı olsun güzel bi önsöz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
tugce_95
Üye
Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 11
Kayıt : 28/07/10

MesajKonu: Geri: Değişen Hayatlar   C.tesi Tem. 31, 2010 11:46 am

teşekkürler yorumlarınız için işte ilk bölüm

1. Bölüm: Her veda yeni bir başlangıçtır…

Sert esen rüzgara aldırmadan okuluma doğru yürüyordum.Belki de son kez….Okulun kapısından girdim.Zaten herkes bugün okula son kez geleceğimi biliyordu..Sanki beni bekliyorlardı.Gruplar halinde toplanmışlardı.Ama bir yandan da kapıyı gözlüyorlardı.Beni ilk gören Gamze oldu.Koşarak yanıma geldi ve boynuma atladı.Çantamın da ağırlığıyla sendelemiştim.”Hadi in Gamze!Zaten çantam çok ağır” dedim biraz bağırarak. Üzerime asılmayı bıraktı ve sırıttı.”Zaten sadece senin gibi inek biri okulun son günü çanta getirir.”dedi muzipçe. Mutlu bir haber almak ister gibi bakıyordu.Onu üzmek istemiyordum ama yalanda söyleyemezdim.Hiçbir şey söylememeyi tercih ettim.Bir süre bankta öylece oturduk.Sessizliğimizi bozan ben oldum.”Hadi diğerlerinin yanına gidelim.”dedim.Kafasını salladı. O sırada Kaan da beni gördü.”Vay! Yağmur Hanım teşrif ettiniz.”dedi.Gülümsedim.Herkesin bana baktığını hissediyordum.Ama görmezden gelmeye çalıştım.Dersler başladı.Bütün gün herkese okuldan ayrılacağımı ve neden ayrılmam gerektiğini anlatan yalanlar buldum.Bu konuda dürüst olmam mümkün değildi.Çıkışta herkes çevreme toplandı.Üzerinde mum olan bir pastayla Gülay ve Kerem kalabalığı delerek bana doğru geliyorlardı.Pastayı masanın üzerine koydular.Pastada ‘Hoşça kal Yağmur’ yazıyordu.Çok şaşırmıştım,şaşkınlığımı gizleyemedim.”Ama bugün benim doğum günüm değil,siz nasıl…inanmıyorum,çok teşekkür ederim;hepinize.Sizleri hiç unutmayacağım…”dedim.Kaan söze girdi.”Hadi be kızım duygusala bağladın hepimizi ağlatmadan üfle hadi şu mumları” dedi.Gamze hızla öne atıldı.”Dur!Önce bir dilek tut.”dedi.Herkes Gamze’nin bu ani hareketi sonucunda kahkahaya boğulmuştu.Beni mutlu etmek için bir araya gelmiş arkadaşlarıma sırayla baktım.Ne dileyeceğimi düşünüyordum.Derin bir nefes aldım.”Sonsuza kadar sürecek olan dostluğumuza…”dedim ve mumları bir çırpıda üfledim.Hepsiyle sırayla vedalaştım.Aslında bu bir veda değildi.Bir daha geri dönüp dönmeyeceğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Bana kalsa o bunaltıcı kalabalık şehre hiç gitmemeyi dilerdim.Ama buna mecburdum:Kendim için,annem için ve hatta bana koşulsuz bir sevgiyle bağlı olan arkadaşlarımı sorunlarımın içinde boğulup kırmamak için…


- - -

Yavaş yavaş çiselemeye başlayan yağmuru kıskandırmak istercesine hızla giden arabanın içinde göz yaşlarımı bastırmaya çalışarak arkamızda kalan ağaçları seyrediyordum. Annem ön koltukta arabayı kullanıyordu,gözlerinde çok iyi tanımadığım ama o anki nedenini bildiğim bir üzüntü vardı.Dalmış bir şekilde dışarıdaki yağmuru izliyordu.Gözlerindeki acının sebebi bendim.Ondan uzak olma kararı bana aitti.Yaklaşık bir saat içinde uçağa binecek ve o’nsuz annemsiz bir hayata yol alacaktım.Aslında korkuyordum.Buna alışmak zor olacaktı.Ama İzmir’de kalmamı sağlayacak en ufak bir işaret bile yoktu.Bu İstanbul’a 5. gidişimdi.Annem yaz tatillerinde ara sıra beni babamın yanına –İstanbul’a-götürürdü.Beni orada bırakır o işleri olduğu için İzmir’e geri dönerdi.Ben de 2 aylık süre içinde babamla özlem giderirdim.Ama bu seferki biraz farklıydı…
Araba aniden durdu. ”Geldik mi anne?” dedim.Bu ani frenden dolayı biraz ürkmüştüm.Ama dışarı baktığımda henüz havaalanına gelmediğimizi fark ettim.Annem aniden bana döndü,gözlerinden yaşlar süzülüyordu.Ellerini avucumun içine aldı.Elleri terlemişti.Sanki bana bir şeyler söylemek ister gibiydi.Ama kendisini kasmıştı.Ne söyleyeceğini çok merak ediyordum.Burada kalmamı sağlayacak ve umutsuzca beklediğim işaretin geleceğini umuyordum. ”Evet?” dedim. Göz yaşlarını sildi.”Yağmur …biliyorum,seni çok üzdüm.Senin istemediğini bildiğim halde o adamla evlendim.Ama yemin ederim senin iyiliğin içindi.Babasızlığı daha fazla hissetmemen için…Hala vaktimiz var istersen benimle kalabilirsin.Seni çok ihmal ettim,biliyorum.Ama…”tam bir şey söyleyecekken sözlerini kestim.Kıpkırmızı olmuştum.Ellerini sıktım. Kalmak ve gitmek arasında kalmıştım.Bir an düşüncelerimi tarttım ama hiçbir yere varamadım.”Anne,yeter! Biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var.Hem denedik,biliyorsun çok denedik ama her seferinde birbirimizi daha çok kırıyoruz,lütfen zorlama artık” İşte söylemiştim.Henüz ne yapmak istediğime karar veremeden çıkmıştı sözler dudaklarımın arasından. Onu hayal kırıklığına uğrattığımın farkındaydım.Dudaklarımı ısırdım.Annemin önünde ağlayıp bu durumu daha da katlanılmaz bir hale getirmek istemiyordum.Gülümsedim.Oda yapay bir gülümsemeyle karşılık verip yine yola döndü.Yağmur dinmişti…İzmir gibi bir yerde çok uzun sürmesini istemek pek mümkün değildi. İstanbul’un da İzmir gibi olduğunu hatırlıyordum.Sadece oranın daha bunaltıcı bir havası vardı.Önümde üç saatlik bir yol olduğunu hatırladım.Ama bu yolun uzunluğu beni pek sıkmadı.Böylece annemle olan konuşmamızın gerginliğinden kurtulacak ve babamı güler yüzle karşılayabilecektim.Annemle son kez sarıldık.Kollarımızı birbirinden ayırdığımızda yüzüne bakmamaya özen gösterdim.Hiçbir şey söyleyemedim,kelimeler boğazımda düğümlendi.Sadece arkamı dönüp yürümekle yetindim.Attığım her adımın beni bir dünyadan çıkarıp başka bir dünyaya soktuğunun farkında değildim.O an tek düşündüğüm sadece İzmir’den ve annemden gitmekti..Sıkıntıdan omuzlarım çökmüş bir biçimde uçağa bindim.Daha fazla direnemeyeceğini anlayıp gözlerimi kapattım.Uykuya dalmıştım…



“Doğruyla yanlışın birbirine karıştığı anlar vardır hayatta.. İlerlersin bir yolda inatla.. Sonunu düşünmeden.. Geleceği görmeden.. Ve asıl o anların kadere müdahale ettiği anlar olduğunu bilmeden.”.



- - -


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Değişen Hayatlar
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dağhan Külegeç Fan Sitesi :: KÜLTÜR & SANAT :: Senaryo-
Buraya geçin: